Gece Düşü - Büşra Göçener
Merhabaaaaaa...
Artık vize final derdi kalmadı, bir Ziraat öğrencisinin mutlu anlarına tanık olabilirisiniz dostlarım. Bu yıl ağır bir yıl oldu ama ucuz atlattık. Okul biter bitmez hemen yeni bir kitaba başladım. Büşra Göçener'in Gece Düşü adlı kitabını okuma fırsatım oldu, ancak beni zorlayan bir kitaptı. Çok fazla betimleme vardı, bu benim bir kitapta aradığım son şey. Çünkü kitabı ağırlaştırdığını ve aynı zamanda anlamayı zorlaştırdığını düşünüyorum. Elbette bir kararı vardır betimlemenin. Bu kitap baştan sonra betimleme hakimdi. Ne anlatıyor derseniz üzülerek hiçbir şey derim. Ne anlattığı hakkında hiçbir fikrim yok. Konular çok bölük pörçüktü. Yazarın kendi kafasında oluşturduğu konunun bizlere doğru şekilde yansıtılmadığı kanaatindeyim. Aşırı betimleme bir kitabı değerini artıran yegâne şey değil bence. Okurun kitaba olan hakimiyeti, zihninde olayları canlandırması ve karakterleri benimsemesi benim için ön planda. Gece Düşü bana bunları veremedi. Araştırdığım kadarıyla sadece bende değil okuyanların genelinde gördüm bu problemi. Tam tamına 286 saygalık bir emek verilmiş ama bunu okurlara aktaramamak bence emeğin değerini düşürdü. Eksiklikler had safhadaydı, diyaloglar arasında bir bağlantı yoktu kız "bu bir kitap" derken erkek "ah Sumrum" der gibiydi.
Olay Gürcistan'da başlayıp Türkiyede sonaerdi. Sophie Gürcistandan sanırım kadın kaçakçılarından bir şekilde Türkiye'ye kaçıyor. Yine nasıl olduğunu anlayamadığım bir şekilde sevgilisiyle tanışıyor ve Sophie'nin sözü edilen belgeleri kötü adamlara vermesiyle çocuk hapise giriyor. Bu olayların nasıl geliştiği kitapta bahsedilmiyor. Yani aşıkların tanışmaları ve ayrılık sebepleri vs. Kafamda konuyu tamamlayamamamın sebeplerinin başında gelen en büyük sıkıntı bu. Yazar bize "Umut" olamasını dilemiş fakat umut edinebileceğim hiçbir etken ile karşılaşmadım ben.
Kitap okuoku.com'dan imzalı bir şekilde geldi bana.
Velhasıl bu kitabı okumak benim için bir nefis terbiyesiydi. Her seferinde kendime bunu bitirmeden başka bir kitaba geçemeyeceğimi hatırlattım ve bitirdim, tavsiye eder misin diye sorarsanız net "Hayır" derim. Ama meraklısına okuyun derim.
Artık vize final derdi kalmadı, bir Ziraat öğrencisinin mutlu anlarına tanık olabilirisiniz dostlarım. Bu yıl ağır bir yıl oldu ama ucuz atlattık. Okul biter bitmez hemen yeni bir kitaba başladım. Büşra Göçener'in Gece Düşü adlı kitabını okuma fırsatım oldu, ancak beni zorlayan bir kitaptı. Çok fazla betimleme vardı, bu benim bir kitapta aradığım son şey. Çünkü kitabı ağırlaştırdığını ve aynı zamanda anlamayı zorlaştırdığını düşünüyorum. Elbette bir kararı vardır betimlemenin. Bu kitap baştan sonra betimleme hakimdi. Ne anlatıyor derseniz üzülerek hiçbir şey derim. Ne anlattığı hakkında hiçbir fikrim yok. Konular çok bölük pörçüktü. Yazarın kendi kafasında oluşturduğu konunun bizlere doğru şekilde yansıtılmadığı kanaatindeyim. Aşırı betimleme bir kitabı değerini artıran yegâne şey değil bence. Okurun kitaba olan hakimiyeti, zihninde olayları canlandırması ve karakterleri benimsemesi benim için ön planda. Gece Düşü bana bunları veremedi. Araştırdığım kadarıyla sadece bende değil okuyanların genelinde gördüm bu problemi. Tam tamına 286 saygalık bir emek verilmiş ama bunu okurlara aktaramamak bence emeğin değerini düşürdü. Eksiklikler had safhadaydı, diyaloglar arasında bir bağlantı yoktu kız "bu bir kitap" derken erkek "ah Sumrum" der gibiydi.
Olay Gürcistan'da başlayıp Türkiyede sonaerdi. Sophie Gürcistandan sanırım kadın kaçakçılarından bir şekilde Türkiye'ye kaçıyor. Yine nasıl olduğunu anlayamadığım bir şekilde sevgilisiyle tanışıyor ve Sophie'nin sözü edilen belgeleri kötü adamlara vermesiyle çocuk hapise giriyor. Bu olayların nasıl geliştiği kitapta bahsedilmiyor. Yani aşıkların tanışmaları ve ayrılık sebepleri vs. Kafamda konuyu tamamlayamamamın sebeplerinin başında gelen en büyük sıkıntı bu. Yazar bize "Umut" olamasını dilemiş fakat umut edinebileceğim hiçbir etken ile karşılaşmadım ben.
Kitap okuoku.com'dan imzalı bir şekilde geldi bana.
Velhasıl bu kitabı okumak benim için bir nefis terbiyesiydi. Her seferinde kendime bunu bitirmeden başka bir kitaba geçemeyeceğimi hatırlattım ve bitirdim, tavsiye eder misin diye sorarsanız net "Hayır" derim. Ama meraklısına okuyun derim.


eveeet instada görmüştüm. geçmiş olsuun. kitap iyiye benziyo eveet :)
YanıtlaSilEveeet, oradada kitap ile ilgili acımı paylaşmıştım. Yorumun için teşekkür ederim Deep. 😊🌿
YanıtlaSil